<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Sağlık ve Beslenme &#187; Sağlık Haberleri, Beslenme Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.saglikvebeslenme.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikvebeslenme.com</link>
	<description>Sağlık Haberleri ve Beslenme Bilgileri</description>
	<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 23:13:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Doğal Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/dogal-cilt-bakimi-134.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/dogal-cilt-bakimi-134.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 23:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<category><![CDATA[bitkisel cilt bakım ürünleri]]></category>

		<category><![CDATA[doğal cilt bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Doğal cilt bakımı, tamamen bitkisel cilt bakım ürünleri yardımıyla hiçbir kimyasal madde kullanmadan vücudun ve dolayısıyla cildin kendini yenileme özelliğinin kullanılmasıyla yapılan cilt bakımına verilen addır.
Cilt bakımına önem gösteren kişiler evde kendi yaptıkları veya hazır aldıkları bazı bitkisel cilt bakımı ürünleri yardımıyla doğal cilt bakımı yaparlar. Bu bitkisel cilt bakım ürünlerinde ortak olan bir çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğal cilt bakımı</strong>, tamamen <strong>bitkisel cilt bakım ürünleri</strong> yardımıyla hiçbir kimyasal madde kullanmadan vücudun ve dolayısıyla cildin kendini yenileme özelliğinin kullanılmasıyla yapılan cilt bakımına verilen addır.</p>
<p><strong>Cilt bakımı</strong>na önem gösteren kişiler evde kendi yaptıkları veya hazır aldıkları bazı <strong>bitkisel cilt bakımı ürünleri</strong> yardımıyla <a href="http://www.saglikvebeslenme.com/tag/dogal-cilt-bakimi/"><strong>doğal cilt bakımı</strong></a> yaparlar. Bu <a href="http://www.saglikvebeslenme.com/tag/bitkisel-cilt-bakim-urunleri/"><strong>bitkisel cilt bakım ürünleri</strong></a>nde ortak olan bir çok madde vardır. Bunlardan en önemlileri antioksidanlardır. <strong>Doğal cilt bakım ürünleri</strong>nin bir çoğu bol miktarda antioksidan özellik taşıyan maddeler bulundururlar.</p>
<p><span id="more-134"></span><br />
<strong>Doğal cilt bakımı</strong>nda beslenmenin önemi büyüktür. Doğru bir beslenme cildi tahmin edemeyeciğiniz kadar güzelleştirebilir. <strong>Bitkisel cilt bakım ürünleri</strong>nin temeli de zaten budur. Doğru şekilde birleştirilmiş antioksidanlar ile A, C ve E vitaminleri cilt hücrelerini güçlendirdiği gibi daha hızlı yenilenmelerini de sağlar.</p>
<p><strong>Doğal cilt bakımı</strong>nda beslenme dışında diğer bir önemli faktör de egzersizlerdir. Düzenli egzersiz vücudun dengesini sağlar,  dengeli ve yeterli beslenmeyle beraber <strong>doğal cilt bakımı</strong>nın olmazsa olmazı düzenli egzersiz programıdır.  Vücudu yormadan alınan besinler cilt için çokfaydalı olmayacaktır.</p>
<p><strong>Doğal cilt bakımı</strong> en çok araştırılan konulardan biri olmasına rağmen belki de en muallakta olanlarından biridir. Etrafta bir sürü <strong>bitkisel cilt bakımı ürünü</strong> bulunabilir fakat bunlar arasında seçim yaparken alınan firmaların güvenilirliği göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/dogal-cilt-bakimi-134.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kızıl ve Kızamık Hastalığında Et ve Ekşi Zararlı mıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/kizil-ve-kizamik-hastaliginda-et-ve-eksi-zararli-midir-132.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/kizil-ve-kizamik-hastaliginda-et-ve-eksi-zararli-midir-132.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 22:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[kızamık hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[kızamıkta beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[kızıl hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Bu doğru değildir. Bunun neden doğru olmadığı ve konuyla ilgili gerçekler aşağıda verilmiştir.
Kızıl, kızamık ve diğer mikropların oluşturduğu hastalıkların ortak belirtisi ateş yükselmesidir. Ateş neden yükselir? Vücuda mikrop girip etkisini göstermeye başlayınca (kuluçka döneminin sonu) vücudumuz mikroba karşı koymak için besin depolarını yıkarak enerji oluşturur. Enerji oluşumunun yan ürünü ısıdır. Öyle ise vücut ısısının yükselmesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu doğru değildir. Bunun neden doğru olmadığı ve konuyla ilgili gerçekler aşağıda verilmiştir.<br />
Kızıl, kızamık ve diğer mikropların oluşturduğu hastalıkların ortak belirtisi ateş yükselmesidir. <strong>Ateş neden yükselir?</strong> Vücuda mikrop girip etkisini göstermeye başlayınca (kuluçka döneminin sonu) vücudumuz mikroba karşı koymak için besin depolarını yıkarak enerji oluşturur. Enerji oluşumunun yan ürünü ısıdır. Öyle ise vücut ısısının yükselmesi, hücrelerin çok çalıştığının, çok enerji harcadığının göstergesidir.<br />
<span id="more-132"></span><br />
Bu durumda, bir yandan da proteinin yapı taşı amino asitler enerji sayesinde birleştirilerek mikroplara karşı savunma sistemleri oluşturulur. Vücutta mikroba karşı koymak için verilen bu yıkım ve yapım uğraşısı, normalin de üstünde besin alımını, özellikle proteince, enerji ve vitaminlerce zengin besin alımını gerektirir. Bunlar alınamazsa, vücut bir yandan kendi dokularını harcar, diğer yandan savunma sistemlerini yeterince oluşturamaz. Bunun sonucunda bünye güçsüz kalır, hastalık uzun sürer ve başka hastalıkların oluşmasına zemin hazırlanır.<br />
Vücudun savunma sistemlerinin yapıtaşını oluşturacak amino asitlerin en iyi kaynağı et, yumurta, süt ve türevleridir. Bu besinler, enerji ve vitaminlerle madenlerin çoğunu da sağlarlar. Yanma C vitamini sağlayan uygun sebze ve meyveler de eklenirse, vücudun mikroba karşı savunması ve direnci arttırılmış olur. Dikkat edilirse, C vitamininin en iyi kaynakları genellikle ekşidir. Örneğin portakal, limon, domates iyi C vitamini   kaynaklarıdır.<br />
Ateşli durumda hastanın besin alması zordur. Bu nedenle sık aralıklarla az miktarda beslenir. En kolay alınabilen besinler süt, yoğurt ve meyve sularıdır. Bu yiyecek ve içeceklerle vücuttan kaybolan fazla su da yerine konur. Bunların içine şeker konarak enerji yoğunlukları arttırılır. Süt ve yoğurdun içine bal ve pekmez de konabilir ve böylece yenebilen kısmın enerji değeri arttırılır. Yine sütlü tatlılar kolaylıkla alınabilir. Örneğin, 1 yumurta, 1 silme yemek kaşığı pirinç unu, 2 yemek kaşığı şekerle iyice karıştırılıp üzerine 1 su bardağı sıcak süt, 1 çay kaşığı kakao eklenip birkaç dakika pişirilerek yapılan tatlının miktarı değişmemekle birlikte protein ve enerji yoğunluğu arttırılmıştır. Aralarda su yerine şekerli taze portakal, şeftali gibi meyvelerin suyu ya da limonata verilerek hem C vitamini, hem de artan enerji gereksinmesi karşılanır. Yine domates ve haşlanmış patates kolaylıkla alınabilir.<br />
Hastanın yemek alımında güçlüğü azalınca, yağda kızartmadan yapılmış köfte, diğer et yemekleri, haşlanmış tavuk, ve kılçıksız balık etleri diyete eklenecek en uygun besinlerdir. Böylece yıpranan vücut, hızla eski sağlıklı durumuna getirilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/kizil-ve-kizamik-hastaliginda-et-ve-eksi-zararli-midir-132.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karalahana Guatr Yapar mı?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/karalahana-guatr-yapar-mi-130.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/karalahana-guatr-yapar-mi-130.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 22:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[guatr]]></category>

		<category><![CDATA[guatr yapıcı maddeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Lahana, kış mevsiminin önemli sebzelerindendir. Genelde üç türü ülkemizde yetiştirilir. Bunlar; beyaz baş lahana, kırmızı baş lahana ve kara lahanadır. Kara lahana daha çok Karadeniz Bölgemizde yetişir.
Lahana özellikle C vitamini yönünden zengindir. Yenebilen 3 - 4 yaprak kara lahana insanın günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.

Lahana, turp, şalgam gibi sebzelerde guatr yapıcı maddelerin bulunduğu bilinmektedir. Ancak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lahana, kış mevsiminin önemli sebzelerindendir. Genelde üç türü ülkemizde yetiştirilir. Bunlar; <strong>beyaz baş lahana</strong>, <strong>kırmızı baş lahana</strong> ve <strong>kara lahana</strong>dır. <strong>Kara lahana</strong> daha çok Karadeniz Bölgemizde yetişir.<br />
Lahana özellikle C vitamini yönünden zengindir. Yenebilen 3 - 4 yaprak <strong>kara lahana</strong> insanın günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.<br />
<span id="more-130"></span><br />
Lahana, turp, şalgam gibi sebzelerde <strong>guatr yapıcı maddeler</strong>in bulunduğu bilinmektedir. Ancak, bu maddelerin daha çok bitkilerin tohumlarında yer aldığı, yenen yaprak ve yumrularında az miktarlarda bulunduğu bildirilmektedir. Günlük normal miktarlarda yenen lahana, turp ve şalgamla alınabilen az miktarlar¬aki <strong>guatr yapıcı maddeler</strong>in guvatrm oluşmasında önemli etkisi olmadığı araştırıcılar tarafından belirtilmiştir.<br />
<strong> Basit guatr</strong> olarak bilinen troid bezinin büyümesinin esas nedeni <strong>iyot yetersizliği</strong>dir. Genellikle, iyot toprağın yüzey kısımlarında bulunur. Dağlık yörelerde yağmur suları ile toprağın iyotlu kısmı denizlere aktığından, toprakta iyot azalabilmektedir. Buralarda yetişen bitkilerde, o yöre bitkileriyle beslenen hayvanların et, süt ve yumurtalarında da iyot yetersiz bir duruma gelmektedir. Bu yörelerde yaşayan insanlar besinleriyle sürekli az iyot aldıklarından, iyodu kullanarak hormon yapan troid bezi büyümektedir.<br />
Ülkemizde, lahana, şalgam, turp gibi sebzelerin <strong>guatr yapıcı maddeler</strong>in yer aldığı tohum kısımları yenmediğinden, <strong>guatr oluşumu</strong>nda bu sebzelerin önemli rolleri olmadığı söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/karalahana-guatr-yapar-mi-130.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karaciğer Hastalığında Yağ, Yumurta, Et Zararlı mıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/karaciger-hastaligi-yag-yumurta-et-128.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/karaciger-hastaligi-yag-yumurta-et-128.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 22:18:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>

		<category><![CDATA[karaciğer hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[karaciğer hastalıklarında beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[siroz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[Karaciğer vücudumuzun fabrikasıdır. Proteinler karaciğerde yapılır. Proteinin yapıtaşı amino asitlerden ayrılan amonyak karaciğerde üreye çevrilerek sıvılarla vücuttan atılır. Yağların sindirimi . için gerekli safra karaciğerde oluşur. Yağda eriyen vitaminler, demir, glikojen karaciğerde depolanır. Yine karaciğerde bütün besin öğelerinden enerji oluşur. Alkol karaciğerde enerjiye dönüşerek vücuttan atılır.
Bu kadar çok çalışan organın sağlığını koruması için yeterli ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karaciğer</strong> vücudumuzun fabrikasıdır. Proteinler karaciğerde yapılır. Proteinin yapıtaşı amino asitlerden ayrılan amonyak karaciğerde üreye çevrilerek sıvılarla vücuttan atılır. <strong>Yağların sindirimi</strong> . için gerekli safra karaciğerde oluşur. <strong>Yağda eriyen vitaminler</strong>, demir, glikojen karaciğerde depolanır. Yine karaciğerde bütün besin öğelerinden enerji oluşur. Alkol karaciğerde enerjiye dönüşerek vücuttan atılır.</p>
<p>Bu kadar çok çalışan organın sağlığını koruması için yeterli ve dengeli beslenmesi zorunludur. Karaciğere en çok zarar alkolden gelir. Yine her türlü toksik madde karaciğeri bozar. Bazı mikroplar da karaciğerde hastalık yapar. Karaciğer haftalıklarının en çok bilineni tıp dilinde enfeksiyöz hepatit denen sarılık ve sirozdur.<br />
<span id="more-128"></span><br />
<strong>Karaciğer hastalıkları</strong>nın tedavisinde hastanın uygun şekilde beslenmesi önem taşır. Hastalarda iştah azlığı, bulantı ve kusma görülmesi besin alımını azaltabilir. Ayrıca hastalığın ilk döneminde, hasta karaciğer amonyağı üreye çeviremediğinden kanda amonyak yükselmesi olabilir. Yine sirozda amonyaklı su birikimi ile karın şişliği olabilir.<br />
Hastalıkta, yıpranan karaciğer hücrelerinin onarımı için <strong>proteince zengin ve enerjisi yüksek diyet</strong> alınması gerekir. <strong>Karaciğer hastalığında diyet</strong> önemlidir. Et ve yumurta en iyi kalitede protein kaynaklarıdır. Ancak fazla alman yağ, karaciğeri safra yapmaya zorlar.   Halbuki iyileşmede karaciğerin dinlenmesi önemlidir. Ayrıca fazla yağın sindirimi güçtür, zaten iştahsız olan hastanın bulantı ve kusmalarını arttırabilir.</p>
<p><strong>Karaciğer hastalıklarında diyet</strong> hastalığın belirtilerine ve hastanın durumuna göre ayarlanmalıdır. Aşağıda, belirtilere göre yenecek besinlere örnekler verilmiştir:</p>
<ol>
<li>Kanda amonyak yüksek olduğu sırada proteinli besinler biraz azaltılmalıdır. <strong>Kaliteli protein kaynakları</strong> olan peynir, süt, yoğurt, yumurta, tavuk, balık ve et gibi besinler kullanılarak hem vücuda aşın protein vermekten sakınılmış olur, hem de bireyin protein ihtiyacı daha kolay karşılanır. Bunun yanında düşük kaliteli bitkisel proteinler biraz azaltılabilir. Yağı az olduğundan suda pişmiş tavuk eti özellikle tercih edilir. Sütlü tatlılar hem kaliteli protein hem enerji sağlarlar.</li>
<li>Ödemli durumda tuz sınırlanır.</li>
<li>Bunların dışındaki durumlarda yağı biraz az, kaliteli protein ve karbonhidratlardan zengin, hastanın kolayca yiyebileceği ve sindirimi kolay besinler verilir. Bu nitelikleri taşıyan besinlerin başında süt, yoğurt, peynir, sütlü tatlılar, et, tavuk ve balık, yumurta, meyve, pekmez, bal gelir. Yemekler suda, fırında veya ızgarada pişirilir, yağda kızartılmaz. Et konmuş yemeklere yağ eklenmez. Çok yağlı etlerden sakınılır.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/karaciger-hastaligi-yag-yumurta-et-128.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Oluşumunda Beslenmenin Etkisi Var mıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/kanserin-olusumunda-beslenme-126.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/kanserin-olusumunda-beslenme-126.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 22:08:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<category><![CDATA[kanser oluşumu]]></category>

		<category><![CDATA[kanserde beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[kanserin nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[Kanser, vücudun herhangi bir yerinde bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalarak belirli işlevi olan hücreleri yok etmesiyle oluşan hastalıktır. Kanserin oluşmasının bilinen ve bilinmeyen birçok nedeni vardır. Bu nedenlerden biri de beslenmedir. Beslenmenin kanser oluşmasındaki etkisiyle ilgili etmenler şöyle özetlenebilir :


Dünyanın birçok yerinde yapılan araştırmalar, posası az diyetle beslenenlerde kalın bağırsak kanserlerinin, yüksek posalı diyetle beslenen topluluklardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser</strong>, vücudun herhangi bir yerinde bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalarak belirli işlevi olan hücreleri yok etmesiyle oluşan hastalıktır. <strong>Kanserin oluşması</strong>nın bilinen ve bilinmeyen birçok nedeni vardır. Bu nedenlerden biri de beslenmedir. Beslenmenin kanser oluşmasındaki etkisiyle ilgili etmenler şöyle özetlenebilir :<br />
<span id="more-126"></span></p>
<ol>
<li>Dünyanın birçok yerinde yapılan araştırmalar, posası az diyetle beslenenlerde <strong>kalın bağırsak kanserleri</strong>nin, yüksek posalı diyetle beslenen topluluklardan çok daha sık görüldüğünü belirtmektedir. Posa, tahıl ve kurubaklagil tanelerinin dış kısımlarında, sebzelerde ve meyvelerde bulunur. İnsanlar, tahılları iyice saflaştırarak, meyvelerin suyunu sıkarak kullandıkları; posa bulunmayan et, yumurta ve süt ürünleriyle beslendiklerinde kalın bağırsaklar az çalışır. Burada birikerek uzun süre kalan artıklar ve salgılardaki öğelerden bakteriler kanser yapıcı moleküller oluşturabilmektedirler. Bu moleküller barsak yüzeyi ile sürekli temas ettiklerinde <strong>kanserin oluşma riski</strong>ni artırırlar. Bol posalı besinleri alanlarda barsaktaki kalıntılar dışarı hızla atıldığından bu durumun oluşma riski azalır.</li>
<li>Nemli ve sıcak yörelerde iyi saklanmayan yağlı tohumlar, tahıl ürünleri, kurubaklagiller, salamura edilmemiş peynir ve benzeri, et ürünleri, meyve kurutmaları ve ezmeleri küflenir. Küflerin bir bölümü çeşitli toksinleri üretirler. Bu toksinlerin bazıları, örneğin aflatoksinler <strong>kanser oluşumu</strong>na neden olurlar.</li>
<li>Hatalı pişirme yöntemleri sırasında besinlerde kanser yapıcı moleküller oluşabilmektedir. Özellikle proteinli besinler yüksek sıcaklıkta kızartıldıklarında, dumanla tütsülendiklerinde bileşimlerinde kanser yapıcı moleküller oluşabilmektedir.</li>
<li>Et ürünlerine katılan nitrit ve nitratlar sindirim aygıtında nitrosaminlere dönüşebilmektedir. Nitritler yörenin özelliğine göre sularda da gereğinden çok bulanabilir. Nitrosaminler kanser yapıcıdırlar. Fazla alınan tuzun da bu tür moleküllerin oluşmasında katkısı olduğu bildirilmiştir.</li>
<li>Çok yağlı, yüksek proteinli diyetlerle beslenen, bebeğini emzirmeyen ve şişman olan kadınlarda dengeli beslenen ve şişman olmayanlara göre <strong>meme kanseri</strong> daha sık görülür.</li>
<li>A ve C vitamini yetersizliklerinde kanserin daha sık görüldüğü bildirilmektedir. A vitamini vücudun koruyucu dokusu olan epitel dokunun yapımı ve yenilenmesinde rol alır. A vitamini yetersizliğinde bu dokuların yapıları bozulduğundan, yemek borusu, idrar yolları, deri, mide ve akciğerlerde <strong>kanser oluşumu</strong>nu arttığı ileri sürülmüştür.<br />
C vitamini su ve besinlerle alınan nitrit ve nitratların <strong>kanser yapıcı</strong> nitrosaminlere dönüşmesini önler ve dolayısıyla <strong>kanser oluşum riski</strong>ni azaltır.</li>
<li>Bazı minerallerin <strong>kanserden koruyucu</strong> etkisi olduğu bildirilmektedir. Çinko ve selenyum bunlara Örnektir. İleri derecede iyot yetersizliğinin troid bezinde, demir yetersizliğinin sindirim sisteminde kanser oluşma riskini arttırdığı gözlenmiştir.</li>
</ol>
<p><strong>Kanserin nedenleri</strong> arasında sayılabilecek bu maddelere dikkat ederek beslenmek en önemlisidir. Eğer <strong>kanser nasıl oluşur? </strong>diye soruyorsanız bu maddeleri iyice okumakta yarar vardır. Fakat bu maddeler ne kadar geçerli olsa da kanserin genetik yapıyla da ilgisi olduğu gerçektir. <strong>Kanserin nedenleri</strong> arasında genetik yatkınlık da vardır. Bilim adamları <strong>kanserin genetik özellikleri</strong>yle ilgili yıllardır çalışmalarına devam etmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/kanserin-olusumunda-beslenme-126.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Kolestrol Zararlı Mıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-zararli-midir-124.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-zararli-midir-124.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 10:34:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[damar sertliği]]></category>

		<category><![CDATA[kalp hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[kolestrol]]></category>

		<category><![CDATA[yüksek kolestrol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Kanda kolesterol, yağ-protein karışımı (tıp dilinde lipoprotein) içinde taşınır. Genelde yağ-protein karışımının bir bölümü düşük yoğunlukta (tıp dilinde düşük dansiteli lipoprotein) diğeri yüksek yoğunlukta (yüksek dansiteli lipoprotein) dir. Genelde kandaki kolesterolün % 18 kadarı yüksek yoğunluktaki yağ-protein karışımı içinde taşınır. Kanda, özellikle düşük yoğunluktaki yağ-protein kolesterol karışımı artınca damarların içinde kolesterol birikmesi hızlanır. Damarların cidarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanda <strong>kolesterol</strong>, yağ-protein karışımı (tıp dilinde lipoprotein) içinde taşınır. Genelde yağ-protein karışımının bir bölümü düşük yoğunlukta (tıp dilinde düşük dansiteli lipoprotein) diğeri yüksek yoğunlukta (yüksek dansiteli lipoprotein) dir. Genelde kandaki kolesterolün % 18 kadarı yüksek yoğunluktaki yağ-protein karışımı içinde taşınır. Kanda, özellikle düşük yoğunluktaki yağ-protein kolesterol karışımı artınca damarların içinde kolesterol birikmesi hızlanır. Damarların cidarında kolesterol birikiminin artmasına; yüksek tansiyon, şişmanlık, hareketsizlik gibi etmenler de etki eder. Damarlarda biriken kolesterollü madde kanın akımım engelleyerek <strong>damar sertliği</strong>ne, dolayısıyla <strong>koroner kalp hastalığı</strong>na neden olabilir.<br />
<span id="more-124"></span><br />
Dünyanın bir çok yerinde yapılan araştırmalar, beslenme şekli, <strong>kan kolesterol düzeyi</strong> ve <strong>damar sertliği</strong>nden oluşan kalp hastalığından ölüm arasında ilişki olduğunu belirtmektedirler. <strong>Kolesterol</strong> ve doymuş yağlan çok tüketen Finliler ve Amerikalı¬arda kan kolesterol düzeyleri yüksek, kalp hastalıklarından ölenler çokken, daha çok <strong>kolesterol</strong>, fakat doymuş yağı az besinlerle beslenen Japonlarda kan kolesterol düzeyleri düşük ve kalp hastalıklarından ölenlerin oranı daha azdır. Yine, temel besinleri balık olan Eskimolar da kolesterolü çok almalarına karşın, doymuş yağı az almaktadırlar. Bu grupta da koroner kalp hastalıklarından ölümlerin daha az olduğu gözlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-zararli-midir-124.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Kolestrol Nasıl Engellenir?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-nasil-engellenir-122.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-nasil-engellenir-122.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 12:12:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[kolestrol]]></category>

		<category><![CDATA[yüksek kolestrol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bunun cevabı, kolesterol ve doymuş yağlı besinleri azaltmak, beden hareketlerini arttırmak ve tuzu az almaktır. Yüksek kolestrolün tek çözümü budur. kolesterolü düşürücü diyet örnekleri de kullanılabilir. 2100 kalorilik diyet, orta yaştaki erkek; 1500 kalorilik diyet orta yaştaki kadınlar içindir. Bu diyetler 150 gram civarında kolesterol sağlarlar.

Daha önce görüldüğü gibi balıkta doymuş yağ azdır. Yine, tavuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunun cevabı, kolesterol ve doymuş yağlı besinleri azaltmak, beden hareketlerini arttırmak ve tuzu az almaktır. <strong>Yüksek kolestrol</strong>ün tek çözümü budur. <strong>kolesterolü düşürücü diyet</strong> örnekleri de kullanılabilir. <strong>2100 kalorilik diyet</strong>, orta yaştaki erkek; <strong>1500 kalorilik diyet</strong> orta yaştaki kadınlar içindir. Bu diyetler 150 gram civarında kolesterol sağlarlar.<br />
<span id="more-122"></span><br />
Daha önce görüldüğü gibi balıkta <strong>doymuş yağ</strong> azdır. Yine, tavuğun beyaz etinde <strong>doymuş yağ</strong> azdır. Bu nedenle koyun ve sığır eti yerine, suda pişmiş beyaz tavuk eti ve ızgara balık tercih edilmelidir. Mercimek, fasulye, nohut, kepekli ekmek, bulgur, sebze ve meyve de posalı maddeler vardır. Bu maddeler barsakların çalışmasını sağladığı gibi, kan kolesterolünü düşürücü etki yaparlar. Bu nedenle bu besinlerin miktarları kolesterol düşürücü diyetlerde arttırılmalıdır. Et, balık, yağlı peynirler yenmediğinde, yumurta yenebilir. Yumurta, sebzelerle, tahıl grubu be-sinlerle birlikte alınmalı, katı yağlarda kızartılmamalıdır. Bitkisel sıvı yağlı soğan - biber - domates karışımı menemen, soğan -kabak - domates karışımı yemek, ıspanaklı yumurta, çökelekli omlet, yumurtalı - çökelekli makarna, yumurtalı patates salatası bu tür yemeklere örnektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/yuksek-kolestrol-nasil-engellenir-122.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kabızlıkta Beslenme</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/kabizlikta-beslenme-120.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/kabizlikta-beslenme-120.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 12:08:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>

		<category><![CDATA[kabızlık nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Kabızlığın nedenleri değişiktir. En önemli kabızlık nedeni diyetin az posalı, az sulu olması vehareketsizliktir. Aniden oluşan kabızlıklarda barsak tıkanmalarından şüphelenilerek hastaneye başvurulmalıdır.

Genellikle uzun süreli kabızlıkların önlenmesinde uygun beslenme ve beden hareketleri yarar sağlar. Kabızlığa meyilli olanlara sabah kalkınca 1 kaşık kayısı veya erik marmeîatı ile 1 su bardağı su veya ıhlamur içmeleri ve 15-20 dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kabızlığın nedenleri</strong> değişiktir. En önemli <strong>kabızlık nedeni</strong> diyetin az posalı, az sulu olması vehareketsizliktir. Aniden oluşan kabızlıklarda barsak tıkanmalarından şüphelenilerek hastaneye başvurulmalıdır.<br />
<span id="more-120"></span><br />
Genellikle uzun süreli<strong> kabızlıkların önlenmesi</strong>nde uygun beslenme ve beden hareketleri yarar sağlar. Kabızlığa meyilli olanlara sabah kalkınca 1 kaşık kayısı veya erik marmeîatı ile 1 su bardağı su veya ıhlamur içmeleri ve 15-20 dakika beden hareketi yapmaları önerilebilir.</p>
<p>Günlük beslenmede, meyve suları yerine meyve, beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, etin birazı yerine nohut, mercimek, barbunya gibi bol posalı besinler yer almalıdır. Yemekler normal yağlı olarak pişirilmelidir. Barsak hareketlerini arttırma nedeniyle erik, armut, kayısı gibi meyvelerden hoşaf yapılarak yemeklerin yanında bulundurulabilinir. Bunun yanında çay kabızlık için uygun içecek değildir. Açık ve limonla içilebilir. Böylece barsaklarda hacim artar ve dışkı atımı kolaylaşır. Kabızlık genel olarak bir <strong>beslenme hastalığı</strong> olduğu için <strong>kabızlıkta beslenme</strong>ye dikkat etmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/kabizlikta-beslenme-120.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İshal Tedavisinde Beslenme Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/ishal-tedavisinde-beslenme-nasil-olmalidir-118.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/ishal-tedavisinde-beslenme-nasil-olmalidir-118.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 12:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[ishal]]></category>

		<category><![CDATA[ishal tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[İshal, kendi başına bir hastalık değil, birçok hastalığın belirtisidir. İshalin başlıca sebepleri; tifo, paratifo, kolera, dizanteri gibi barsak enfeksiyonları, besin ve ilaç zehirlenmeleri ve kronik beslenme yetersizliğidir.

İshal ülkemizde, özellikle, çocuk sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve ölümleri arttıran en önemli etmendir.
İshal, vücuttan kaybolan su ve tuzun yerine konması ve uygun bir beslenmeyle iyileştirilebilir. İshal tedavisinde beslenmenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İshal</strong>, kendi başına bir hastalık değil, birçok hastalığın belirtisidir. <strong>İshalin başlıca sebepleri</strong>; tifo, paratifo, kolera, dizanteri gibi barsak enfeksiyonları, besin ve ilaç zehirlenmeleri ve kronik beslenme yetersizliğidir.<br />
<span id="more-118"></span><br />
<strong>İshal </strong>ülkemizde, özellikle, çocuk sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve ölümleri arttıran en önemli etmendir.</p>
<p><strong>İshal</strong>, vücuttan kaybolan su ve tuzun yerine konması ve uygun bir beslenmeyle iyileştirilebilir. <strong>İshal tedavisi</strong>nde beslenmenin önemi büyüktür. <strong>İshal tedavisi</strong> yapılan kişinin aç kalması önlenir. En iyi besin yoğurttur. Yoğurt, kaynamış su ve tuz eklenip ayran olarak içildiği gibi, pirinç lapası ile karıştırılarak, üzerine pekmez dökülerek veya sade olarak yenir.</p>
<p>İshalli kişi küçük çocuksa, emzirmeye devam edilir ve bol sıvı içirilir. Emzirilmiyorsa, yağsız süt tozu veya yoğurt kaynamış suyla karıştırılarak çocuk beslenir. Bu şekilde hazırlanmış ayranın içine tuz eklenir.   Büyükçe çocuklara yoğurt - pirinç lapası - tuz karışımı yedirilir. îshal yavaşlayınca, şeftali suyu, ekşi elma suyu, koruk suyu, havuç suyu verilmeye başlanır. Çocuğun yaş durumuna göre <strong>ishal tedavisi</strong> için diğer besinler de birer ikişer diyete eklenir.</p>
<p><strong>İshal tedavisi</strong>nde en önemli nokta, vücuttan kaybolan su ve tuzun yerine konması ve besin depolarının boşalmasının önlenmesidir. Özellikle, çocuklarda birkaç günlük ishal süresince besin depolarında önemli azalma olur. Bu nedenle çocuk hiçbir şekilde aç bırakılmamalı, alabileceği uygun besinle beslenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/ishal-tedavisinde-beslenme-nasil-olmalidir-118.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Havuç Suyu Yararlı Mıdır?</title>
		<link>http://www.saglikvebeslenme.com/havuc-suyu-116.html</link>
		<comments>http://www.saglikvebeslenme.com/havuc-suyu-116.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 11:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>manager</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Soru - Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[havuç]]></category>

		<category><![CDATA[havuç suyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikvebeslenme.com/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Havuçta A vitamininin ön öğesi olan karotenler bulunur. Karotenler vücuda alındığında ince barsaklarda ve karaciğerde çoğunluğu A vitaminine dönüşür. A vitamini ve A vitaminine dönüşmeyen karotenler karaciğerde depolanır. Kandaki vitamin düzeyi azalınca karaciğerden kana salmarak vitamin işlevini yerine getirir.

İnsan, ihtiyacının 5 kat fazlası A vitamini ya da bunun ön öğesi olan karotenleri alırsa, karaciğerde depo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Havuçta A vitamininin ön öğesi olan <strong>karotenler</strong> bulunur. <strong>Karotenler</strong> vücuda alındığında ince barsaklarda ve karaciğerde çoğunluğu <strong>A vitamini</strong>ne dönüşür. <strong>A vitamini</strong> ve <strong>A vitamini</strong>ne dönüşmeyen karotenler karaciğerde depolanır. Kandaki vitamin düzeyi azalınca karaciğerden kana salmarak vitamin işlevini yerine getirir.<br />
<span id="more-116"></span><br />
İnsan, ihtiyacının 5 kat fazlası A vitamini ya da bunun ön öğesi olan karotenleri alırsa, karaciğerde depo edecek yer kalmadığından zehirlenme etkisi görülebilir. Çünkü A vitamini ve karotenler suda erimediklerinden idrarla ve terle dışarı atılamazlar.<br />
<br /></br><br />
Havucun 100 gram yenen kısmı, insanın 2 günlük ihtiyacından çok A vitaminine dönüşebilen karotenleri içerir. Yarım kilo havuçtan bir bardak <strong>havuç suyu</strong> yapılıp içilirse ve bu uygulama her gün ya da gün aşın sürdürülürse, gereksinmenin 5-10 katından çok karoten vücuda alınmış olur. Karaciğerin bu kadar çok karatenden oluşacak A vitaminini ve A vitaminine dönüşemeyen karoteni depolayacak kapasitesi kalmadığından, zehirlenme etkisi görülür. Zehirlenme, sindirim sistemi bozukluktan ve insanın renginin sanya dönüşmesiyle belirlenir.</p>
<p>Görüldüğü gibi, gereksiz uygulama ile ve hem de para harcayarak sağlık bozukluğu oluşturulabilmektedir. Herhangi bir şeyi vücuda gereğinden çok fazla almak daima sağlık bozukluğu ile sonuçlanır. <strong>Havuç suyu</strong> da bunlardan biridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikvebeslenme.com/havuc-suyu-116.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
